Ana Sayfa / SAĞLIK / DR.ALİ AYDIN MAKALELERİ / DEPRESYON NEDİR? TANI VE TEDAVİSİ ‘’Uzman Dr. ALİ AYDIN’’

DEPRESYON NEDİR? TANI VE TEDAVİSİ ‘’Uzman Dr. ALİ AYDIN’’

 

depresyon

DEPRESYON NEDİR? TANI VE TEDAVİSİ  ‘’Uzman Dr. ALİ AYDIN’’

Depresyon duyguları, düşünceleri, davranışları ve bedeni olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Depresyon kişinin duygulanımının üzüntü, keder yönünde artmış olması, ruhsal çökkünlük halidir. Kendisini isteksizlik, durgunluk, hayattan keyif almamak gibi belirtilerle gösterebilir. Düşünce içeriğinde de kişinin konuşma ve hareketleri yavaşlar, karamsarlık hali ortaya çıkar. Düşünce içeriği negatifleşir, bazılarında bu düşünce duygusu daha da olumsuzluğa gider. Karamsarlık, her şeye olumsuz bakma ve intihar düşüncesine kadar gidilebilir. Kişi bedensel olarak yorgunluk ve enerji azlığı hissedebilir. Konsantrasyon ve zihnin canlılığı azalır, karar verme yetisi kısıtlanır. Ayrıca iştah ve kiloda değişiklikler olabilir. Uyku azalır ya da artar.

Kadınlarda depresyon erkeklere göre 2 kat daha sıktır. Toplumumuzda kadınların %6’sında, erkeklerin %3’ünde depresyon görülür. Hayat boyu depresyona yakalanma riski oranı %10-20’dir. Depresif erkeklerde alkol kullanma oranı fazladır, alkol kullandıkça depresyon tedavisi zorlaşır. Mevsimsel depresyon durumlarında kişinin dikkatini toplayamaması ve unutkanlığı sebebiyle iş performansı düşer. İsteksizliği ve yapacak gücü bulamaması nedeniyle de sorumlulukları aksamaya başlar. Gün ışığından yeterince faydalanmanın yanı sıra düzenli uyumaya dikkat etmek, vitaminlerden zengin bir beslenme düzeni ve hafif egzersizler yapmak kişileri depresyondan korur. Uykuya dalmayı kolaylaştırmak ya da canlılık kazanmak için alkol almak en sık yapılan yanlışlardandır. Alkol tüketimi bu dönemde artıyor ve kısır döngü başlıyor. İnsanlar hayatla ilgili sıkıntılarını ya da ruhsal sorunlarını atabilmek için bunları alkolle bastırmaya çalışır. Sorunlarda ve depresyonda alkolün yarı ömrü kadar geçici düzelme olur. Alkol hücresel bir zehirdir ve kronik biçimde tüketildiğinde başta depresyon ve kaygı bozuklukları olmak üzere birçok ruhsal hastalığı tetikler. Uzun vadede kendi başına uyku sorunlarına sebep olur. İntiharların başlıca nedeni de major depresyondur.

depresyon1

MEVSİMSEL DEPRESYON (MEVSİMSEL DUYGUDURUM BOZUKLUĞU)

Mevsimsel depresyon, her yıl sonbahar ve kış aylarının gelmesi ile görülen bir depresyon biçimidir. Kış aylarının gelmesi ile birlikte havalar erken kararır, dolayısıyla günlerin kısalır ve kişi yeterli güneş ışığına maruz kalmaz. Bir ruhsal bunalım durumu olan mevsimsel depresyon ilkbahar ve yaz aylarının gelişi, doğanın canlanması ve günlerin uzaması dolayısıyla güneşten daha çok yararlanmamız ile son bulur. Çok nadir olarak ilkbahar ve yaz aylarında da mevsimsel depresyon görülebilir.

Tüm kış boyunca halsiz, yorgun ve mutsuz hissediyorum diyorsanız mevsimsel depresyonda olabilirsiniz. Kış aylarında değişen havayla birlikte sabah uyanmakta güçlük, enerji kaybı, yorgun ve bitkin uyanma, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, karamsarlık, mutsuzluk, aşırı yemek yeme gibi belirtilerin mevsimsel bir depresyonun habercisi olabilir. Genelde bu kişiler uyuşuk hissettiklerini, iştahlarının arttığını, sürekli karbonhidratlı gıdalar tükettiklerini, hep uyumak istediklerini ifade etmektedirler. Bunları normal yaşamın bir rutini olarak görürler.

Mevsimsel depresyon Eylül, Ekim aylarında başlayıp, Nisan ayı bitimine kadar devam edebilir. Daha önce depresyona girenlerde sonbahar ve kış aylarında depresyonun tekrarlama veya şiddetlenme ihtimali de artar. Mevsimsel depresyonda olduğunu fark edip gerekli önlemleri almadığınız taktirde ağır rahatsızlıklara neden olabilir ve kronik yorgunluk sendromunu tetikleyebilir.

mevsimseldepresyon

MEVSİMSEL DEPRESYONUN, DEPRESYONDAN FARKI NEDİR?

Mevsimsel depresyon diğer bilinen depresyon türlerinden biraz daha farklıdır. Depresyon hastalarının çoğu uykusuzluk çekerken, bu hastalarda aşırı uyku veya uykuya eğilim görülmektedir. Enerji kaybı da bu tür depresyonun en önemli belirtisidir. Çökkünlük, sosyal geri çekilme, sıkıntı, bedensel şikâyetler hastalığın daha sonraki dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Örneğin çoğu depresyonda görülen iştah azalması mevsimsel depresyonda; aşırı yeme ve karbonhidrat grubu besinlere daha fazla ilgi gösterme şeklinde görülmektedir. Örneğin sabah aç karna çikolata yemek gibi… 

GÜNEŞ IŞIĞI

Mevsimsel geçişlerde biyolojik saatin bozulması mevsimsel depresyona neden olur. Ruh dünyamızdaki değişim, güneşin etkisini azaltmasıyla daha belirgin hale gelir. Eylül, ekim, kış ayları, mart ve nisan aylarında günlerin kısa olması ve gün ışığıyla temasın azalması nedeniyle, beyinde melatonin hormon düzeyi artarken, serotonin hormon düzeyi düşer. Yani Serotonin, kişinin psikolojik durumunu, keyfiyetinin belirleyen bir kimyasal maddedir. Güneş ışınları olduğu sürece beyinde serotonin hormonunun üretimi artar. Serotonin üretiminin artması bize mutluluk ve keyif verir. Melatonin artışı uykuyu ve keyifsizliği artırırken, serotonin azalması ise halsizlik, bitkinlik, yorgunluk,isteksizlik, keyifsizlik, mutsuzluk gibi belirtilere yol açar.

Hastalığa bu kimyasal maddelerin düzeylerindeki değişmenin yol açtığı düşünülmektedir. Ailede bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk), depresyon gibi hastalıkların olması, zor yaşam koşulları, ağır fiziksel hastalıklar, gün ışığından az yararlanan bölgelerde yaşama mevsimsel duygu durum bozukluğuna yakalanmayı kolaylaştırır. Kadınlarda mevsimsel depresyon erkeklere göre 4 kat daha sıktır. 20’li yaşlarda başlar. Toplumumuzun %30-40’ı hafif bir sıkıntı şeklinde geçirirken, %5’i ciddi bir hastalık şeklinde geçirir ve tıbbi yardım gerekir. 2 haftayı geçen ruh durumu bozukluğunda psikiyatri hekimine başvurulmalıdır.

Yapılan araştırmalarda, mevsimsel depresyonu olan hastalarda gözde retina dokusunun güneş ışığına olan duyarlılığında azalma olduğu gösterilmiştir. Gerçekten de bu hastaların sabah saatlerinde güneş ışığında yarım saat kalmaları dramatik bir iyileşme sağlamıştır. Yapılan çalışmalarda bu tür rahatsızlıkların ekvatordan kuzey ve güney kutuplarına doğru gidildikçe arttığını göstermektedir. Yani ekvatordan uzaklaştıkça ve güneş ışığının etkisi azaldıkça bu rahatsızlığın görülme sıklığı artmaktadır.

 BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN

  • -Sabah uyanmakta güçlük çekme,
  • -Yataktan kalkmama, uyumaya devam etme,
  • -Karamsarlık,
  • -Enerji kaybı ve uyku hali,
  • -Çabuk sinirlenme,
  • -Hayattan zevk almama,
  • -Aşırı duygusallık ve ağlama nöbetleri,
  • -Kendini toplumdan soyutlama,
  • -İştah artışı veya azalışı,
  • -Dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu,
  • -İş veya okul hayatında performans düşüklüğü, ilgi eksikliği,
  • -Kendine olan güven kaybı,
  • -Cinsel isteksizlik,
  • -Bulantı, kusma, kas ağrısı, baş ve karın ağrısı.

Mevsimsel depresyon, kişilerde duygusal, davranışsal, zihinsel ve bedensel olarak bir takım belirtilerle kendini gösterir. En dikkat çekici belirtileri mutsuz olma, çökkün duygu durumu, endişe, günlük işlerde ilgi kaybı, uyku düzeninde bozulma, iştah kaybı ya da iştahta artış, enerjide azalma, güvensizlik, değersizlik ve suçluluk duyguları, kararsızlık, dikkat eksikliği ve konsantre olmada güçlük çekmedir. Bedensel belirtilerden bulantı, kusma, kas ağrısı, karın ağrısı ve baş ağrısı da görülebilir. Bahsedilen fiziki ve ruhsal belirtilerin en az beşini hissediyorsanız psikiyatri hekimine başvurmalısınız.

Bunun yanı sıra mevsimsel depresyon yalnızca insanlarda değil doğada ki diğer canlılarda da görülür. Özellikle bazı hayvanların (Kurbağa, kaplumbağa, ayılar, yarasa, köpekbalıkları, sürüngenlerin birçoğu ve böcekler kış uykusuna yatan hayvanlardır) kış uykusuna yatma sebepleri depresyon hali, yiyecek bulamama, yaşamak için gerekli olan vücut ısısını sürdürmedir. Kış aylarında girdikleri bunalım ve ruhsal sıkıntı nedeniyle tüm kışı uyuyarak geçirirler.

MEVSİMSEL DEPRESYON NASIL ENGELLENEBİLİR 

Sabah erken kalkın, güneşinde yarım saat spor yapın ya da yarım saat bir banka güneş altında oturun, arkadaşlarınızla sohbet edin,

Düzenli egzersiz mutluluk verici endorfin hormonunun salgılanmasını artıracağı gibi sağlıklı uyku da bu dönemde kişiyi zinde tutar,

Sevdiğiniz kişilerle iletişime geçin,

İlgi alanlarınızı artırın,

Duygularınızı yakınlarınızla paylaşın,

Düşünce tarzı değiştirin, olumsuz düşünceleri bir tarafa atın,

Yaşamınızı düzenli ve öngörülebilir bir yaşam şekline dönüştürün,

Düzenli olarak spor yapın, sağlıklı beslenin ve bol bol su içmeye çalışın,

Kendinizi sabah yataktan erken kalkmaya isteklendirin,

Yaşamınıza dair yeni hedefler ve yeni planlar yapın,

Vücudunuz için gerekli vitamin ve mineralleri almaya çalışın.

Tatiller kişiyi tembelleştirir, kısa süreli tatil yapın.

‘’Bu dünyada ölümden başka her şeyin çaresi var’’ diye düşünün

Sabah bir avuç fındık, bir elma yiyin (elma uykuyu engeller), bir kase mercimek çorbası için…

 depresyon2

MEVSİMSEL DEPRESYON TEDAVİSİ

Mevsimsel depresyonun çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. İlaç tedavisi, ışık terapisi ve psikoterapi gibi.

İlaç Tedavisi: Uzman bir doktorun önerisiyle kullanılan antidepresan ilaçlar mevsimsel depresyonun tedavisinde ciddi iyileşmeler sağlar. Antidepresan ilaçlar vücutta mutluluk hormonu salgılanmasını (seratonin üretimini) sağlar. Bu ilaçlarla, mevsimsel depresyon dönemi atlatılmış olur.

Işık Tedavisi: Çok ağır bir depresyon geçirmeyen kişiler güneşli olan havalarda kısa yürüyüşler, egzersizler yapmalıdır Çünkü beyin güneş ışığını aldıkça uyku halinden kurtulacaktır. Daha ağır bir depresyon dönemi geçirenler için ise gün ışığını taklit eden özel ışık kaynakları kullanılır. Bu ışık asla solaryum ve benzeri bronzlaştırıcı ışınlardan değildir. Tamamen doktor gözetiminde alınması gereken ışınları günlük 30-35 dakika alarak meratonin hormonun salgılanması önlenir, kişi uykuya dalmaz.

Psikoterapi: Hastanın uyku hali ve mutsuzluğuna yalnızca günlerin kısalması değil başka sorunlarda neden olur. Psikoterapi bu sorunların kaynağına giderek kişinin sorunlarını tanımasına, kendini ifade etmesine, insanlara güvenmesine yardımcı olur. Psikoterapi sonrası hasta kendini ifade ettiği ve içinde bulunduğu durumu paylaştığı ve çözüm yolları bulduğu için rahatlamış olacaktır.

AYIRICI TANI:

Demir eksikliği anemisi,

B1, B6, B9 (folat), B12 vitamin eksikliği, D vitamin eksikliği,

Hipotiroidi, hipertiroidi,

Hipoparatiroidi, hiperparatiroidi,

Polikistik over sendromu,

Kronik yorgunluk sendromu

 

Yazan : Uzm. Dr. ALİ AYDIN

Dr Ali AYDIN

 

Hakkında Cem Dikenel

Farklı Yazılar

MİGRENİ TETİKLEYEN NEDENLER “UZM. DR. ALİ AYDIN”

MİGRENİ TETİKLEYEN NEDENLER ” UZM. DR. ALİ AYDIN” Migren 10 yaş altı erkek çocuklarda, 10 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Youtube Abone Ücretsiz  İzlenme Beğeni Hit Arttırma